GERÇEK İNSANIN NELERE HAKKI YOK ?
İnsan haklarının tartışıldığı bu günlerde biraz tuhaf kaçsa da, ben, kendisini gerçekten insan olarak inşa edebilmiş kimselerin bazı haklarının bulunmaması gerektiği kanısında olduğumu söyleyeceğim.
Bilindiği üzere, diğer bütün canlılar gibi insan da canlı kalmak için üreme, beslenme, barınma, savunma… gibi temel gereksinimlerini karşılamak zorundadır. insan, bu gereksinimlerini karşılamak, bu yolda elde ettiklerini başkalarına kaptırmamak için saldırganlarla canı pahasına savaşmak, yaşam çevresini ve varlığını tüm gücüyle savunmak zorundadır. İnsanın bu çerçevede yapıp ettikleri, başkalarının canına, malına, namusuna el atmadığı sürece meşrudur. Ne yazıktır ki bir çok insan, bu sınırları yalnız kendi yararlarına olmak üzere var sayar da söz konusu başka insanlar olduğunda görmezden gelir.
Benim insan dediklerim, yani gerçekten insanlaşmış insanlar, sıradan insanların hak bildikleri bazı şeyleri kendileri için hak görmezler. Örnekler mi istersiniz? Buyurun öyleyse: Kendisini gerçek insan olarak inşa etmek niyet ve çabasındaki insanların bilgisiz kalma, bilime sırt çevirme hakları yoktur. Kısaca, cehalet hakkı yoktur. Bilgi dağarcığımızı gücümüz yettiğince geliştirme çabasında değilsek, kendimize birtakım haddini bilmezleri sözüm ona rehber edinmişsek, kılavuzumuzun karga çıkması büyük olasılıktır.
Gerçekten insan olma niyet ve çabasında olanların haksızlıklar karşısında susma, zulme boyun eğme hakları yoktur. Gerçek insanlar, zulmü ve haksızlıkları teşhir etmek zorundadırlar. Zalimi sözle, yazıyla protesto etmek, medyada okuyucusuz, dinleyicisiz, meydanlarda alkışsız, seyircisiz bırakarak toplumdan soyutlanmasını sağlamak gerçek insanın insanlık borcu ve görevidir. İnsanın bu görevlere sırt dönme hakkı yoktur.
Hiç kimsenin, ırkları, dilleri, dinleri, cinsiyetleri, kültürleri, dünya görüşleri nedeniyle kişileri ve toplumları dışlama, toplumları bölme, savaş kışkırtıcılığı gibi insanlık suçlarını işleyenlere karşı sessiz, tepkisiz kalma hakları yoktur. Hele insanlaşmış insanların bu tür girişimlere ve girişkenlere karşı suskun, tepkisiz kalma hakları hiç yoktur.
İnsanlaşmaya çalışan insanların, kendilerine yöneltilmiş uyarı ve eleştirileri teşekkürle karşılamak yerine eleştirenlere karşı saygısız, saldırgan tepkiler göstermek gibi hakları yoktur. Çevrelerindeki kişilere yönelme gereğini duydukları uyarı ve eleştirilerde cesaret kırıcı, aşağılayıcı, incitici bir üslûp kullanma hakları yoktur. Başkalarının takdire, alkışa değer yapıp ettikleri karşısında suskun kalma, görmezden, duymazdan gelme hakları hiç yoktur.
Ey benim kendini insanlığın ilerlemesine, gelişmesine, daha tok, daha sağlıklı, daha barışçıl, daha varsıl, daha adil, daha aydınlık bir dünyanın kurulmasına adamış sevgili kardeşlerim, siz söyleyin lütfen, yukarıda saymaya çalıştıklarımdan başka ne gibi haklarınız yoktur?