“ŞİMDİKİ AKLIM OLSAYDI…”

Geçmişinizi gözden geçirdiğinizde “Şimdiki aklım olsaydı…” dediğiniz olur mu hiç? Ya da böyle denildiğine tanık oldunuz mu?

Geçmişimizi, geçmişte o günkü bilgi, deneyim birikimi ve değer yargılarımızla yaptığımız değerlendirmelerimizi, verdiğimiz kararları ve eylemlerimizi bugünkü bilgi, deneyim birikimi ve değer yargılarımızla yeniden gözden geçirdiğimizde çoğu kez “Şimdiki aklım olsaydı…” demek zorunda kalırız.. Çünkü yeni ölçülerimizle yaptığımız değerlendirme bizi eski değerlendirmemizin yanlış olduğu, eksik olduğu, haksız olduğu… sonucuna götürmüştür. İçimizde bir kusurluluk duygusu, yürek burkucu bir pişmanlık kıpırdanmaya başlamıştır. Bu durumda ağzımızdan çıkıveren “Şimdiki aklım olsaydı…” sözü bazen muhatabı belirsiz bir özür dileme beyanı, bazen bir pişmanlık çığlığıdır.

Her ne kadar “Son pişmanlık fayda etmez.” gibi bir sözümüz var ise de, “Şimdiki aklım olsaydı.” diye ifade edilen pişmanlığımızın tümden faydasız olduğu söylenemez. Geçmişte doğru olduğu sanısıyla yaptığımız birtakım şeylerin yanlış olduğunu fark etmemiz, kuşkusuz ki bizi yanlışlarımızı tekrardan alıkoyacaktır. Bu da bir kazanımdır. Geçmişteki yanlışlarımızla birilerine haksızlık ettiğimizin farkına varmak bizi geç de olsa onlardan özür dilemeye, hatalarımızdan dönmeye yönlendirirse, bizi hatalarımızı düzeltmeye yönlendirebilirse bu az şey midir?

“Şimdiki aklım olsaydı…” noktasına gelmek, bizim geçmişe göre daha doğru düşünme, daha doğru karar verebilme ve davranabilme konusunda olumlu gelişmeler gösterdiğimizi ortaya koyar. Bu gelişmeleri bilgi ve deneyimlerimizin artmasına borçlu olduğumuz açıktır. Cumhuriyet dönemimizin yetiştirdiği en büyük değerlerden biri olan Uğur MUMCU’nun vurguladığı gibi, herhangi bir konuda yeterli bilgi birikimimiz olmadan o konuda doğru fikirler üretmemiz mümkün değildir. Bilmediğimiz konularda ortaya attığımız fikirler kaçınılmaz olarak ya saçma sapan şeyler ya da başkalarınca bize ezberletilmiş düzmecelerdir. En iyisi, bilmediğimiz konularda biliyormuşuz gibi yaparak saçmalamak ya da bize ezberletilen düzmeceleri tekrarlamak yerine üstünde konuşma gereğini duyduğumuz konularda yeterince bilgilendikten sonra düşüncemizi açıklamak ya da tavır koymaktır. Böyle yaptığımızda “Şimdiki aklım olsaydı…” pişmanlığına daha az düşeriz.

“Şimdiki aklım olsaydı…” noktasına gelmenin bir faydası da yanlışlarımızın kötü niyetimizden değil, eksik bilgi ve deneyimlerden kaynaklandığını anlamak ve bunun bizim için olduğu kadar başkaları için de insani bir durum olduğunu fark etmek, böylece kendimizi de, başkalarını da bağışlayabilmektir. Bağışlamak, affetmek, hoş görmek
erdemdir, olgunluktur, büyüklüktür. İnsana da bu yakışır.

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir